Kedi

Film Puanı :

(8.12 Puan / 8 Kişi)

Beklenti Puanı : -

Yönetmen : Ceyda Torun

Tür : Belgesel

Yapım : Türkiye

Süre : 80 dk

Vizyon Tarihi : 9 Haziran 2017

Oyuncular : Bülent Üstün

Film Açıklaması: Başrollerinde İstanbul sokaklarının sıcak sakinleri olan kedilerin yer aldığı belgeselde, bu küçük dostlarımız yaşadıkları sıkıntılara ışık tutulur. Filmin en dikkat çeken yanlarından biri İstanbul’un en işlek yerlerinden alınan doğal görüntülerde oluşmasıdır. Belgesel, Ceyda Torun imzasını taşımaktadır.


Film seansları


Film Yorumları

  1. E.Gökhan "GoGoBaBa" Kayan 2017-06-17 14:50:12

    Bir kedim bile yok anlıyormusun, internette kedi videoları izleyen kesimdende değilim, kedilere aşıkda değildim ! ama bu belgeselfilm ile yönetmen Ceyda Torun İSTANBUL KEDİLERİNE hem saygı hemde sevgi duymamızı sağladı. Haa bu arada yaşadığımız şehre de o kadar sorununa rağmen tekrar aşık olabileceğimizi düşündürdü. Neden Amerikada en fazla izlenen Türk belgeseli olduğunu anlıyorsunuz. Hiç kolay değil sen kedilerin peşine düş 180 saatlik çekim yap onuda 1.5 saatlik filme hemde akıcılıkla ustalıkla anlatımın büyüsü ve istanbulun eşşisliği ile harmanla. Ehh işte eşi benzewri olmayan sıcak bir film olmuş. Haa üzdüğü yerlerde var tabi( doğanın kuralları). izlemek ve izlettirmek gerekir, hatta 2,3 kez izlesem genede sıkılmam. alıntı - İstanbul’un sokaklarında her gün yüz binlerce kedi özgürce dolaşıyor. Binlerce senedir insanların hayatlarına girip çıkan kediler, bu şehrin zengin yapısının en önemli parçalarından biri. Sahip tanımayan bu kediler İstanbul’da vahşi ve evcil hayat arasında bir çizgide yaşayarak, evlat edinmeyi seçtikleri insanların hayatına neşe getiriyor. Kediler sadece İstanbul’da değil, ülkemizin her köşesinde hepimize birer ayna olarak hayatlarımızı akla gelmeyecek şekillerde zenginleştiriyor. “KEDİLER SON BEŞ SENEDİR RÖNESANS DÖNEMİNİ YAŞIYOR” Amerika’da büyük ilgi görmesinin ardından geçtiğimiz günlerde Türkiye’de de vizyona giren “Kedi” belgeselinin yönetmeni Ceyda Torun, “Filmi tasarlarken kedilerin evrensel bir çekiciliği olduğunu zaten farketmiştik. Özellikle son beş senedir Amerika ve Avrupa’da kedilerin çok sevilmesi, kedi videolarının popüler hale gelmesi adeta kedilere rönesans dönemini yaşatıyor. Biz de İstanbul kedileriyle ilgili bir şey yapmak istedik ve bu belgesel film ortaya çıktı” dedi. “KEDİLERİN HAYATINI İZLERKEN ORTAYA ÇOK ENTERESAN TEMALAR ÇIKTI” Torun, “Filmde; Galata Kulesi, Samatya, Kandilli, Nişantaşı gibi farklı mahallelerden yedi tane kedi karakteri var. Hepsi yaşadıkları semtte bilinen kediler. Onların hayatını izlerken ortaya çok enteresan temalar çıktı. Mesela Cihangir’in kedisi Gamsız çok sosyal, birden fazla kişiyi tanıyan ve balkondan balkona gezen bir kedi. Samatya’nın kedisi Psikopat ise çok güçlü dişi bir kedi. Kadınlığın gücünden, özgürlüğünden bahsetmemize yardımcı oldu” dedi. “KEDİLER BİZİM AYNAMIZ” Çekimler sırasında kedileri hiç yönlendirmediklerini söyleyen Torun, seyircinin filmi izlerken bu yedi kedinin hikayesinden çok etkileneceğini belirtti. Yönetmen, “Kediler bizim aynamız. Çünkü onlar bizimle beraber köyden kasabaya, kasabadan şehre ve şimdi de megapolise gelen tek varlıklar. Onlarda gördüğümüz sorunlar, mutluluklar, mutsuzluklar bizimkiyle aynı. O yüzden onlara bakarak kendimiz hakkında çok şey öğreniyoruz. Yurtdışında bu kadar tutulmasının sebebi de; daha çok hislere yönelik, kedi gibi bir film olmasından kaynaklanıyor” dedi. “KEDİLERİ İNSANLAR GİBİ ÇEKTİK” Filmin çekimlerinin iki ay sürdüğünü söyleyen Torun, “Uyanık olduğumuz her dakika kedi çektik. Onların rahatını bozmadan yanlarında var olduk. Kamerayı ayak bileği seviyesinde tutabilecek bir aparat yarattık. O sayede kedilerin yanında yürüyerek görseller yakaladık ve onları insanlar gibi çektik” dedi. “KEDİ’ AMERİKA’DA EN ÇOK İZLENEN TÜRK FİLMİ OLDU” “Kedi”nin, Amerika’da en çok izlenen Türk filmi olduğunu ve Amerika’nın en popüler sinema sitelerinden “inwire”da “Yılın en iyi on filminden biri” seçildiğini söyleyen Torun, bu kadar ilgi görmesinden duyduğu şaşkınlığı paylaştı. “BU FİLMDE ÖZLEDİĞİNİZ ESKİ İSTANBUL’U YAŞATMAYA ÇALIŞTIK” Filmin Türkiye’de de gösterime girmesinden dolayı mutlu olduğunu dile getiren Torun, “Geçen sene !F İstanbul Film Festivali’nde açılış yapmıştık. Gösterim sonrası konuştuğum kişiler, filmde özledikleri eski İstanbul’u gördükleri için mutlu olduklarını dile getirmişlerdi. Aslında filmdeki amaç da oydu” dedi. Yönetmen ayrıca, dünyanın farklı şehirlerinde farklı hayvanlarla ilgili belgeseller de çekeceğinin müjdesini verdi.